Tükenmeyen Nefesle

Skip Navigation Links
7 Mart 2018

Parçadan Bütüne Gidebilmek…



TÜSAD’ın değerli üyeleri,

 

 

Hepimiz insan sağlığı ile ilgiliyiz, hastalarımıza daha sağlıklı, daha uzun ve daha konforlu bir yaşam sunabilmek için aldığımız eğitimi hayata geçirmeye  çalışıyoruz.

 

Son yıllarda gerçekten akıl almaz bir hızla artan bilimsel bilgi uzmanlaşmayı da zorunlu kılıyor. Çok değil, neredeyse  geçtiğimiz yüzyılın ortalarına kadar uzmanlaşma çok kısıtlı idi. Bugün farklı nedenlerle kutsanan uzman hekimler yerine ‘ailemizin doktoru’ olurdu. Bu doktorun  en önemli niteliği kolay bulunması değil, bütün hastalıklardan ‘anlaması’ ve bizi ta bebekliğimizden ‘tanıması’ idi. Bir tür bütüncül ve hatta kişiselleştirilmiş tıp yani…

 

Hekimler uzmanlaştıkça, hastalıkları  daha derinden anlama, tanıma ve elbette tedavi edebilme fırsatı yakaladık. Epidemiyolojik çalışmalar  nereden nereye geldiğimizi açıkça ortaya koyuyor. 100 yıl önce insanlar neden ölüyordu? Şimdi en sık rastlanan ölüm nedeni nedir? Hatta gelecek yıllarda hangi hastalık öne geçecek? Hepsini  biliyoruz. Peki ya koruyucu hekimlik? Çok önemli bir farkındalık olduğu kesin. Ama yeterli mi? Bundan emin değilim. Eski hastalık nedenleri  ile bugünün yöntemlerini kullanarak başa çıkmak ne kadar başarı sayılabilir. Sağlık ekonomisi dal budak sardıkça  bilimsel bilgiyi sadece tanı, biraz da tedavi için kullanmak yaygınlaştı. Ama koruyucu hekimlik hala üvey evlat… Mesela sigaraya karşıyız ama devasa kent boyu sigaralar, kömürlü termik santralleri gözümüzle  görmüyoruz.

 

Tıp fakültelerinin  ilk üç sınıfında aldığımız temel bilimler, kliniğe geçebilmek  için zorunlu ve bir o kadar da zorlu

 bir baraj niteliğindedir. Bir an evvel geçip, doktorluğa yelken açmak isteriz. Bir daha o notları ya da kitaplarımızı aramaya başlayıncaya kadar… Aslında temel bilimler ayrılma değil, buluşma  noktasıdır.

 

Uzmanlaşmak  elbette işi kolaylaştırıyor. Belli bir sisteme, bir organa yönelmek, onun patolojisine  odaklanmak başarı şansını artırıyor. Üstelik böylece kendi branşımızla ilgili olmayan bir şeyle ilgilenmiyoruz. Örneğin; hava kirliliği akciğerlerin, kirlenmiş içme suları bağırsakların sorunu… Çok kolay.

 

Bugün tıbbın en önemli sorunu altı üstü, yetmiş kilogram ağırlığında ve iki metre kare yüzey alanına sahip bir varlığı, neredeyse  yüz ayrı uzmanlık alanına ayırıp sonra da birleştirmemektir. Yüzeyleri tek renk olsun diye uğraşırken, parçalanmış rubik küp gibiyiz.

  

Bunu aşmanın  yolu; her durumda  hem parçayı hem bütünü  düşünebilmek olmalıdır. Ülkemizdeki hemen bütün toplantı  konularının tanı tedavi ağırlıklı olduğunu ve patogenetik süreçlerin  az konuşulduğunu görmemek mümkün değil. Oysa sebepleri, altta yatan mekanizmayı anlamak bizi daha çok ve daha etkin bir şekilde biraya getirebilir.

 

TÜSAD, yarım yüzyılı geride bırakırken, köklerindeki solunum  fizyolojisi disiplininden güç alarak daha farklı ve daha etkin bir dernek olmaya devam edecektir.

 

Geçmiş yıllarda olduğu gibi hem hastalıkların önlenmesinde,hem de gelişen tanı ve tedavi olanakları konusunda üyelerimize, kamuoyuna ve sağlık otoritelerine  katkı vermek öncelikli hedeflerimizdir.

 

Hepinize sağlık, barış ve umut dolu bir yıl diliyorum.
Dr. Arzu Mirici

 

 

 


 

 

 
 

 
 


 

ÜYE GİRİŞİ


   
Şifremi Unuttum
  

TÜSAD ÜYELİK BAŞVURUSU

ETKİNLİK TAKVİMİ

Ekim 2018
PztSalÇarPerCumCmtPaz
24252627282930
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930311234
 LookUs & Online Makale